Gümülcine, 16.05.2025
Batı Trakya Türk Azınlığı’nın hak arama mücadelesi, bu topraklarda kimliği ve kültürü ile var olma çabası bir asrı aşkın bir süreci kapsar. Bu bölgede Türklere azınlık statüsü tanındığı günlerden itibaren ilk kitlesel bilinçlendirme hareketleri gazeteci, öğretmen ve fikir insanı Mehmet Hilmi’nin faaliyetleri ile başlamıştır. Kolektif haklar bilinci, çağdaşlaşma ve kültürel olarak yükseliş Mehmet Hilmi ve beraberindeki ufku geniş gençlerin 1927 yılında azınlığın ilk sivil toplum kuruluşu İskeçe Türk Birliği’ni ve akabinde diğer Türk birliklerini kurmasıyla kurumsallaşmıştır.
Sivil toplum ve siyasi partiler, demokratik toplumun iki temel bileşenidir. Nitekim sivil toplum, vatandaşların siyasal sürece katılımını teşvik eder. Bu da demokrasinin temel kurumları siyasi partilerin taban oluşturmasına yardımcı olur. Bu yönüyle demokratik toplumun inşasında sivil toplum siyasi partilerin ilk halidir.
Batı Trakya Türklerinin tarihi sivil toplum kuruluşları azınlığın kimlik ve kültürünün korunmasında, azınlık hakları bilincinin oluşmasında, toplumsal ilerleyişinde ve bölge siyasetinde uzun yıllar belirleyici unsurlar olmuştur. Yine azınlık aydınlarının, toplum liderlerinin yetişmesinde bu köklü sivil toplum kuruluşları hayati öneme sahip olmuştur.
Batı Trakya Türklerinin ekonomik, sosyal ve siyasal ayrımcılıklara maruz kaldıkları, dışlandıkları, kimliklerinin inkâr edildiği bir dönemde toplumsal taban köklü sivil toplum kuruluşları ile yerleşmiş demokratik kültür çerçevesinde siyasal mücadele kararı almıştır. DEB Partisi 1991 yılında yaşanan haksızlıklara, hukuksuzluklara karşı demokratik yollarla mücadele etmek için kurulmuştur.
Ve 9 Mayıs 2025’te Batı Trakya Türklerinin yıllardır süren haklar mücadelesinde tarihi bir adım daha atıldı. DEB Partisi, Avrupa Hür İttifakı'nın (EFA) yönetim kuruluna seçildi. EFA, politika yapımında Avrupa genelinde etnik, dilsel ve kültürel azınlıkların ve insan haklarını temel alan, Avrupa Parlamentosu’nda grubu bulunan bir siyasi parti. Avrupa Parlamentosu’nda EFA ve Yeşiller ittifakı 53 milletvekili ile temsil ediliyor.
Asrı aşan azınlık tarihinde bir ilk olan bu gelişme, DEB Partisi için sadece bir siyasi başarı değil, aynı zamanda yüz yıldır sürdürülen bir kimlik, bir kültür ve haklar mücadelesinin Avrupa Parlamentosu’na doğrudan taşınmasıdır. Bu başarıda hiç şüphesiz son üç dönemde Avrupa Parlamentosu seçimlerinde hiç tereddüt etmeden DEB Partisini destekleyen Batı Trakya Türklerinin ve parti liderliğinin rolü büyüktür. Yine bu mücadeleyi böyle bir başarı ile taçlandıran, demokratik değerlere insan hak ve özgürlüklerine dayalı toplumsal ilerleyişe inanmış Genel Başkan Çiğdem Asafoğlu ve ekibi de büyük alkışı hak etmektedir. Nitekim DEB Partisi, son seçimlerde verdiği, Batı Trakya Türklerinin sorunlarına Avrupa Parlamentosunda çözüm arama sözünün ilk aşamasını gerçekleştirmiştir.
Bu doğrultuda DEB Partisi, Avrupa'daki konumunu güçlendirdikçe, Yunanistan iç siyasetinde de göz ardı edilemeyecek bir aktör haline gelecektir. Bundan sonraki süreçte önemli olan, bu uluslararası tanınırlığın somut hak kazanımlarına dönüşmesi için DEB Partisinin ve Türk azınlığın sahip olduğu demokratik olgunluk ve ilerleme fikrinin Yunanistan hükümetleri tarafından da benimsenmesidir.
Demokratik değerlere, insan ve azınlık haklarına inanmış, kimlik sahibi özgür ruhlu azınlık gençleri DEB Partisinin öncülüğünde bu demokrasi mücadelesini sürdürmeye kararlıdır.
Artık yalnız değiliz. Avrupa bizi duyuyor.
Ve "το ποτάμι δεν γυρίζει πίσω."
Kerem Abdurahimoğlu
