29 Ocaklar Anılacak

    Previous Next

    29 Ocaklar Anılacak

    Gümülcine, 25.01.2023

    29 Ocaklar, Batı Trakya Türk Azınlığı Danışma Kurulunun düzenleyeceğii “29 Ocaklar ve Yansımaları” temalı toplantı ile anılacak.

    Toplantıda BTTADK Başkanı İbrahim Şerif’in moderatörlüğünde gerçekleşecek toplatıda konuşmacı olarak sabık milletvekili Galip Galip, İskeçe eski vali yardımcısı Musa Vidinli, gazeteci Hülya Emin ve DEB Partisi Gençlik Kolları Başkanı Burak Adil yer alacak.

    29 Ocak 2023 Pazar akşamı saat 19:00’da Gümülcine Türk Gençler Birliğinde gerçekleşecek olan toplantıya tüm halkımız davetlidir.

     

    29 OCAK 1988’E NASIL GELİNDİ*

    Örnek sorunlar

    • EĞİTİM SORUNU

    1972 yılında çıkarılan bir kararname ile “Türk İlkokulu” adı resmen kaldırılmış, “Müslüman İlkokulu” ya da “Azınlık ilkokulu” ifadeleri kullanılmaya başlanmıştır.

    1968 yılında 'Selânik Özel Pedagoji Akademisi’ (S.Ö.P.A) adıyla iki yıl süreli ve Yunanca öğretim yapan bir öğretmen okulu açılmıştır. Bunun sonucunda Türkiye öğretmen okulu çıkışlı bazı formasyonlu öğretmenler azledilmiş ve tayinler tamamen durdurulmuştur.

    Azınlık insanı, zorla empoze edilmek istenen bu öğretmenlere tepki göstermiş, boykotlar yapılmış, bazı okullar uzun süre kapalı kalmıştır. 1977 yılında çıkarılan yasayla, Akademi mezunları okullara yerleştirilmeye başlanmıştır. Lozan Barış Antlaşması’nın açık ve seçik ihlâli olan bu uygulama azınlık insanına zorla empoze edilmiştir.

    • DİKAÇA SORUNU (Günümüzde DOATAP)

    Yüksek öğrenimlerini Türkiye’de tamamladıktan sonra çalışmak üzere memleketlerine dönen Batı Trakyalı gençlerin diplomalarının denklik onanması, gerekçe gösterilmeksizin, Yunan makamları tarafından reddedilmiştir. Genç bilim adamları, 1986 yılında Türkçe ve Yunanca bildiriler yayınlamak suretiyle DİAKAÇA’ya karşı sert tepki göstermişlerdir.

    Devamında da genç bilim adamları 3 Şubat 1987’de, direniş çadırı kurmuşlardır. 24 Mayıs 1988 tarihinde Gümülcine Yeni Cami avlusunda başlattıkları 20 günlük açlık grevinden sonra olumlu sonuca ulaşılmıştır.

    • CEMAAT İDARE HEYETLERİ SORUNU

    1967 yılında iktidarı ele geçiren cunta yönetimi, seçimle iş başına gelmiş Azınlık Cemaat İdare Heyetlerini dağıtıp, yeni heyetler atamıştır. 1974 yılında Cunta’nın yıkılmasından sonra ülkede demokratik seçimler yapılmış, ancak cemaat idare heyetleri seçimi yapılmamıştır. Cunta kalıntıları himaye edilmiş ve görev başında bırakılmıştır.

    • MÜFTÜLÜKLER SORUNU

    1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması’yla, azınlığın her türlü dinsel örgütlenmeleri güvence altına alındığı için, azınlığın müftüleri seçme hakkı da pekiştirilmiştir.

    1923 - 1950 dönemi, kan ve gözyaşı ile yoğurulan bu yıllarda, müftü seçimi Müslümanların tercihine kalmıştır.

    1985 yılında 2345 sayılı yasaya göre, müftü sorununun seçimle halledilmesi beklenirken, yetkili makamlar, “müftüyü biz tayin ederiz, kumandasını da biz veririz” şeklinde sert bir tavır takınmışlardır. Yönetim 1990’da, daha geniş boyutlu olaylara rağmen, İskeçe’de de aynı katı tutumu sürdürünce, iki ilin camilerinde, cemaatin el kaldırmasıyla, 17 Ağustos 1990’da İskeçe’de Mehmet Emin Aga ve 28 Aralık 1990 ’da Gümülcine’de İbrahim Şerif müftü olarak seçilmiştir.

    Temsili sıfatı olan belirli bir kesimin tercihi dahi sorulmadan, görüşü alınmadan, seksen yıllık teamülleri göz ardı edip, kutsal müftülük makamlarına polis gücüyle adam oturtulmuştur. Devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan bu icraat maalesef halen devam etmektedir.

    • ARAZİ SORUNU

    Yunanistan, azınlığın arazilerine başta kamulaştırma v.d. yöntemlerle el koymaktan hiç bir zaman vazgeçmemiştir. Çünkü, azınlık insanının ekonomisi toprağa dayanıyordu ki sindirmenin, yıldırmanın en kolay yolunun da bu olduğuna karar verilmiştir. Batı Trakya’da yapılan bütün kamulaştırmalar azınlığın aleyhine olacak şekilde planlanmış ve gerçekleştirilmiştir.

    Gümülcine bölgesinde 1978’de sanayi sitesi için, tamamına yakını azınlık insanına ait 4.000 dönüm ekim alanı kamulaştırılmıştır.

    1980’de, Trakya Dimokritos Üniversitesi için 3200 dönüm ve 398 parça mülk kamulaştırılmıştır. (Bunların sadece 17’si Hıristiyan vatandaşların malıdır.) 3200 dönümlük arazinin küçük bir kısmı kullanılmıştır.

    Tamamı azınlık insanına ait 4.300 dönüm arazi askeri bölge için kamulaştırılmıştır.

    1972 yılında, İskeçe’de tarihi Tabakhane Camii tutarsız gerekçelerle bir gecede yıktırılmış, sabaha kadar caminin bütün molozları taşınmış ve yeri düzlenmiştir. Daha sonraki yıllarda caminin yerine Trakya Dimokritos Üniversitesi’nin binaları kurulmuştur.

    1984 yılında yayımlanan bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi uyarınca Sirkelli, Ircan ve Karacaoğlan bölgesinde 11.000 dönüm araziye açık hava hapishanesi yapılacağı gerekçesiyle el konulmak istenmiştir. Azınlık ileri gelenlerinin katılımıyla Karacaoğlan köyü camiinde gerçekleştirilen toplantı ve devamında da yapılan uyarı yürüyüşünden sonra kamulaştırma kararı durdurulmuştur.

    • İNHANLI KÖYÜ ARAZİ SORUNU

    İnhanlı köyünde topraksız köylülere dağıtılmak üzere kamulaştırılması kararlaştırılan 3.200 dönüm

    arazinin 1.800 dönümü bölgedeki Müslüman Türk halkının Osmanlı tapulu malıdır. Yönetim bu tapuları tanımamış ve 1953 yılında başlayan sorun 1985 yılına kadar gelmiştir. 17 Mart 1982’de azınlık insanının malları işgal edilmeye başlanınca, İnhanlı’dan yaklaşık 100 kadar köylü İskeçe’deki Saat Kulesi altında bir oturma eylemi başlatmışlardır. Kendilerine bütün Batı Trakya'dan destek verilmiş ve aynı amaçla camilerde cuma hutbeleri okutulmuştur.

     

    •  TAŞINMAZ MAL SATINALMA YASAĞI

    Azınlık mensubu bir insanın başkasından taşınmaz mal satın alamadığı bir yana, evladına bile satım veya bağış işlemi yapması yasaklanmıştır. Ancak alıcı bir “Hıristiyan” olduğunda satış işlemlerinde kolaylıklar sağlanmıştır. Bu amaç için, devlet bankaları Hıristiyanlara uzun vadeli krediler vermiştir. Böylece binlerce dönüm azınlık arazisi, ev ve benzeri taşınmaz mal Hıristiyanların eline geçmiştir.

    Ayrıca 29 Ocak 1988 öncesi yıllarda azınlık insanına reva görülen şu haksızlıkları da hatırlatmak yerinde olacaktır:

    • Batı Trakya Türkü’ne, yeni inşaat izni verilmedi, eski evinin kiremidini bile değiştirmesi yasaklanmıştır.
    • Batı Trakya azınlık fertlerine traktör ya da otomobil kullanma ehliyeti verilmemiştir.
    • Hak arayan liderler, gazeteciler cezaevlerine gönderilmiştir...

    29 OCAK 1988’DE GERÇEKLEŞTİRİLEN BÜYÜK DİRENİŞ YÜRÜYÜŞÜ

    Bütün bu baskıcı uygulamalardan sonra, toplumun aslı, kökeni inkar edilmek istenmiş ve “Batı Trakya'da Türk yoktur”, denmiştir. Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı’nın aslı, kökeni en yüksek mahkeme kararıyla inkar edilmek istenince, insanlar her türlü riski göze almış ve yollara dökülmüştür. Bu sebeple 29 ocak 1988 günü, Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı, 20-30 yıllık baskıların bilinç altı birikimini bilinç üstüne çıkarmış, harekete geçirmiş, çekinmeden, korkmadan duygularını haykırarak büyük bir direniş destanı yazmıştır.

    *Baltalı, İbrahim, 29 Ocaklar ve Perde Arkası, Rodop Rüzgarı Yayımları: 1, Gümülcine 2006.

    Please publish modules in offcanvas position.