Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığının eğitim, günlük hayat ve siyasi temsil konusunda maruz kaldığı ayrımcılıklar

    Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığının eğitim, günlük hayat ve siyasi temsil konusunda maruz kaldığı ayrımcılıklar

    Gümülcine, 23.09.2022

     

    Batı Trakya'daki Türk azınlıklar, Yunanistan'ın ayrımcı tutumuyla erken yaşta yüzleşmeye başlıyor. "Azınlık okullarında anaokulu eğitimi Yunanca olacak!" dayatması yapıldığı gibi okulların fiziki koşullarının iyileştirilmesine de izin verilmiyor.

    Gümülcine Seçilmiş Müftülüğü Vaizi ve bir dönem Batı Trakya Azınlık Okulları Encümenler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi olan Mehmet Emin Ahmet, Batı Trakyalı çocukların ana dilde eğitim hakkının engellendiğini ve daha üst sınıflarda öğretmen bulunamadığı gerekçesiyle Türkçe verilmesi gereken derslerin Yunanca yapıldığını söyledi.

    AA muhabirine Batı Trakya Türk azınlığının eğitim, günlük hayat ve siyasi temsille ilgili sorunlarını değerlendiren Ahmet, çalışmak için Avrupa'ya giden Türk soydaşlardan farklı olarak Batı Trakya'nın 800 senelik geçmişe sahip, yerli ve asli unsuru olduklarını söyledi.

    Ahmet, Batı Trakya Türklerinin haklarının Lozan Antlaşması'yla güvenceye alındığına dikkati çekerek, sahip oldukları pek çok hakkın farklı şekillerde ihlal edildiğini dile getirdi.

    Azınlık okulu açma ve işletme hakkına sahip oldukları halde okul açmak için izin alamadıklarını ve müfredattaki pek çok değişikliğin iradelerinin dışında gerçekleştiğini anlatan Ahmet, şöyle devam etti:

    "Bizim Yunanistan'daki okullardan farklı olarak azınlık okullarımız var. Azınlık okulları, iki dilli eğitim yapan ve iki farklı müfredatı olan ama tamamen azınlığa ait okullar demektir. Bu okulların idari ve eğitim kadrosu hem Yunan hem de Türklerden oluşmaktadır ama düzenleme geliştirmek, çağa ayak uydurmak için bazı dersler Türkçe müfredattan Yunanca müfredata alındı. Bazen bir düzenleme oluyor ve bakıyorsunuz 'Bu dersi branş öğretmeni verecek, işte sizde var mı? Yok. O zaman şimdilik Yunanlılar versin, sonra bakarız.' denilmiş ve kadro da gitmiş, bir daha da geri gelmemiş. Aleyhimize bir durum söz konusu."

    Azınlık okulu idaresi veya veliler, Yunan öğretmenlerle sorun yaşadıklarında şikayetlerinin dikkate alınmadığını belirten Ahmet, "Milli Eğitim, çocukları taciz ettiği için, şiddet uyguladığı için şikayet ettiğiniz bir öğretmeni bir yıl sonra cezalandırmak yerine aynı okula müdür yapabiliyor." dedi.

    Ahmet, azınlıkların kendi okullarında etkinlik yapmak istediklerinde de birçok bürokratik engelle karşılaştığını kaydederek, "Okul yararına, çocuklarımızın eğitimine de katkı sağlayacak bir program yapmak istediğimiz zaman okulun sahipleri olarak biz 'Tamam' diyemiyoruz. Devletin birimlerinden izin almak durumundayız. Biz kaçak bir şey yapmıyoruz fakat yasalarda belirtilmiş imkanları kullanamamak ve izin alınma şartını ortaya koyarken iyi niyetin olmaması bizi rahatsız ediyor." diye konuştu.

    Please publish modules in offcanvas position.