Polonya’daki  Alman azınlığı Polonya ve Almanya’nın desteği ile Kültür Festivali düzenliyor

    Previous Next

    Polonya’daki  Alman azınlığı Polonya ve Almanya’nın desteği ile Kültür Festivali düzenliyor

    Gümülcine, 4.08.2022

    ABTTF Başkanı: “Ülkemiz, AB’ye Polonya’dan çok önce, 1981’de üye oldu. Ama Polonya ile kıyasladığımızda azınlık hakları açısından Polonya’dan oldukça geride. Yunanistan’da isminde Türk kelimesi geçen derneklerimize geçit yok, Batı Trakya Türk Azınlığı adı ile herhangi bir etkinlik düzenlememiz mümkün değil.”

    Polonya’daki Alman Azınlığı, 10 Eylül 2022’de Polonya’nın Wroclaw kentinde 7. Alman Azınlığı Kültür Festivali’ni gerçekleştirecek. Her üç yılda bir Wrocław’daki Centennial Salonu’nda düzenlenen Alman Azınlık Kültür Festivali, Alman azınlığın kültürel zenginliğini Polonya halkına tanıtmak amacıyla düzenleniyor. Polonya ve Almanya’nın destekleri ile düzenlenen kültür festivalinde Polonya’daki Alman azınlığı müzik ve dans gösterilerinin yanı sıra atölye çalışmaları, sergiler, çocuklar ve gençler için oyunlar da dahil olmak üzere bir dizi etkinlik gerçekleştirecek. 

    Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu(ABTTF) Başkanı Halit Habip Oğlu, “Çoğunluğu Polonya’nın Silezya bölgesinde yaşayan Alman azınlığı, Polonya tarafından resmen tanınıyor ve devlet tarafından desteklenerek tarihi olarak yaşadığı bölgede Alman Azınlığı Kültür Festivali gerçekleştiriyor. Ne mutlu Polonya’daki Alman azınlığına! Oysa Polonya, ülkemiz Yunanistan’a kıyasla genç bir demokrasi ve AB’ye 2004 yılında üye oldu. Öte yandan ülkemiz, demokrasinin beşiği olmakla övünen bir ülke olarak Batı Trakya Türk toplumunun Türk kimliğini tanımıyor, antlaşmalarla garanti altına alınmış statüsü ve haklarını hiçe sayan uygulamalara gidiyor. Ülkemiz, AB’ye Polonya’dan çok önce, 1981’de üye oldu. Ama Polonya ile kıyasladığımızda azınlık hakları açısından Polonya’dan oldukça geride. Yunanistan’da isminde Türk kelimesi geçen derneklerimize geçit yok, Batı Trakya Türk Azınlığı adı ile herhangi bir etkinlik düzenlememiz mümkün değil. Kolektif bir biçimde kimliğimizi açıklayamıyoruz, çift dilli okullarımızda Türkçe müfredat için devlet Türkçe diyemiyor, Azınlık programı diyor. Okullarımızı kendimiz yönetemiyoruz, müftülerimizi kendimiz seçemiyoruz. Çin’deki Uygur Türklerine karşı politikanın Avrupa ayağında, hiçbir AB ülkesinde örneği görülemeyecek şekilde, ülkemiz Türk kimliğimizi yok etmeye çalışıyor, adeta açık hava hapishanesinde gibiyiz.” açıklamasında bulundu.

    Please publish modules in offcanvas position.