Koronavirüs ırkçılığı

    Koronavirüs ırkçılığı

     

    MAKALE

    Koronavirüs tüm dünyayı tehdit etmeye devam ederken, 2 milyona yakın da canı aramızdan aldı götürdü. Ülkemiz Yunanistan’da da ölü sayısı 5 bin kişiyi geçmiş durumda. Bir çok ülkenin hazırlıksız yakalandığı yüzyılın belası Pandemi karşısında tüm umutlar aşılara bağlanmış durumda.

    Ancak, Pandemi karşısında, sağlık çalışanı olup da vakaları başka yönlere çekip ırkçılık yapmaya çalışan ve insanlarımızın milliyeti ile ilgili aslı olmayan teorileri ortaya atanlar ne yazık ki aramızda dolaşıyor. Her olumsuz durumu fırsat bilip, azınlık insanına yüklenen ve  hedef alan ulusal gazeteler, asparagas haber yazma geleneğini de maalesef sürdürüyorlar.

    Pandemi belasının insanın milliyetiyle ilgili olabilir mi? “Yok onlar Pomak köylerindendi, yok onlar bütün köylerde nişan yaptılar da bu hastalık bulaştı” gibi hedef göstermeler, gelenek ve göreneklerimizi aşağılamalar şimdi de bölgemize sıçramış durumda!

    Bakın bu insanlar okullarında Türkçe eğitim alıyorlar, evde, yolda, işte, kahvehanede, çarşıda, pazarda Türkçe konuşuyorlar. Üzüntülerini ve sevinçlerini Türkçe dile getiriyorlar. Unutmayın ki, “Türkçe konuşulan yerde Türk vardır”.

    Geçtiğimiz yaz aylarında İskeçe’nin Şahin köyünde ve diğer köylerde koronavirüs belirince bu çevreler ilk defa oralarda harekete geçti. İskeçe’deki bir çok köyde daha virüs vakası açıklanmazken, üstüne basa basa Şahin köyü hedef gösterildi. Bu insanlara karşı sanki “Öcü” algılaması yaratılmaya çalışıldı.

    Herkes aklını başına toplamalıdır. Azınlık insanımızın milliyeti de bellidir, kökeni de bellidir. Bu insanlar her şartta Pandemi kurallarına sonuna kadar uymaktadırlar. Unutmayın ki camilerimiz geçen Ramazan ayından bu yana kapalıdır. Hal böyle olunca kurallara uymak şartıyla nişan da, düğün de yapılır; tıpkı kiliselerde olduğu gibi. Ancak kiliselerde olanlara ses çıkarmayıp, Azınlık insanına neden nişan yaptı diye yüklenmek art niyetliliğin, peşin karar vermenin ta kendisidir. Ayrıca manevi dünyamız, gelenek ve göreneklerimiz, kimsenin oyuncağı olmadığı gibi, bazı asalak kalemşörlerin tüfeyli hayat oyunlarını sergileyecekleri alanlar da değildir!

    İnsanlığın yaşadığı bu zor günlerde insanların duygularıyla oynamayı bir kenara bırakalım. Bu yüzyılın belasından kurtulmak için önlemleri nasıl uygulayacağımıza bakalım.

    Please publish modules in offcanvas position.