Yunanistan’da Başmüftülük Müftülükler ve Müftüler Kitabı Tanıtıldı

    Previous Next

    Yunanistan’da Başmüftülük Müftülükler ve Müftüler Kitabı Tanıtıldı

    Emekli lise öğretmenleri Tevfik Hüseyinoğlu ve Mehmet İmamoğlu tarafından hazırlanan ve BAKEŞ tarafından yayınlanan, “Yunanistan’da Başmüftülük Müftülükler ve Müftüler (1913 - 2014)” adlı kitap 7 Mayıs 2018 Pazartesi akşamı Gümülcişne’de yer alan BİHLİMDER Kültür Merkezinde tanıtıldı. Tanıtımı akademisyen Sebahattin Abdurrahman yaptı. Gümülcine S. Müftüsü İbrahim Şerif’in müftülüklerle ilgili “Geçmiş olsun” ve devamında sarf ettiği cümleler damgasını vurdu.

    Etkinliğe; Tevfik Hüseyinoğlu ve Mehmet İmamoğlu, Gümülcine S. Müftüsü İbrahim Şerif, milletvekili Mustafa Mustafa, DEB Partisi G. Başkanı Mustafa Ali Çavuş, BAKEŞ Başkan Yardımcısı ve Eyalet meclis üyesi Mustafa Katrancı, sabık milletvekili Galip Galip, Batı Trakya Camileri Din Görevlileri Derneği Başkanı Sadık Sadık, BİHLİMDER Başkanı Mehmet Emin Ahmet, S.Ö.P.A. Mezunu Öğretmenler Derneği Başkanı Salih Ahmet, Gümülcine Türk Gençler Birliği Başkanı Necat Ahmet, Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği Başkanı Aydın Ahmet’in yanı sıra kitapseverler katıldı.

    Kitabın tanıtım kısmında, müftülüklerin tarihçesinden bahseden Tevfik Hüseyinoğlu, “1821’de Londra Protokolü ile Yunanistan’da yaşayan Müslümanlara dini ve vatandaşlık hakları verilmiştir. 22 Haziran 1882’de Müftülükler Kanunu çıkarılmıştır. Kanunun 2. Maddesinin son fıkrasında, ölüm veya yaşlılık dolayısıyla müftülük makamına kimin geleceğine karar vermek için yerel vali İslâm cemaatini davet eder. 1920’ye kadar bu böyle devam etmiştir. Daha sonra çıkan kanun ise kargaşa dolu yıllara rastladığından uygulanmamıştır ki 1882’deki kanunun iptalini öngörüyordu.

    Yunanistan yönetimine geçildiğinde halk kimi münasip görmüşse müftü o olmuştur. Zamanın müftüsü muhacirlerin Müslüman evlerine yerleştirilmesine izin vermediği için görevden uzaklaştırılmıştır. Yerine Girit göçmeni Babalakis getirilir. Lozan Antlaşması imzalandıktan sonra halk bunu sorgulamıştır, çünkü bu kişi camiye ve kiliseye gitmemekteydi.

    Bundan sonraki yıllarda müftüleri halk belirlemiş ve devlet onaylamıştır. Bu arada bazı istisnalar da yaşanmıştır. 1985’te çıkarılan yasadan sonra durum kabul edilebilir değildir.” Düşüncelerine yer verdi.

    İslâm tarihinde gayri Müslimlere nasıl davranıldığını anlatan Mehmet İmamoğlu, “Peygamberimiz Medine’de anayasayı yazdı. Gayri Müslimlere nasıl davranılacağını anlattı. O yıllarda Medine’nin yarısı Yahudi idi. Can, mal güvenliği, ibadet özgürlükleri ve hakları tanındı. Ebubekir dönemine gelindiğinde kiliselere dokunulmaması gerektiği söylendi. Hz. Osman zamanında Kudüs fethedildi. Burada gayri Müslimlerin hakları verildi. Bu durum Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de devam etti.” Görüşlerine yer verdi.

    Kitabın 500 sayfadan, 12 bölümden oluştuğunu ve ilginç kısımları olan çok değerli bir eser olduğunu vurgulayan Akademisyen Sebahattin Abdurrahman, “Müftülüğün temelinde inanç özgürlüğü yatmaktadır. Müftü sorunlarını okuyoruz. Müftülükler toplumda önemli bir yere sahip ki bu yüzden devletler kontrol altında tutmak istemektedir. Hoşgörüsüzlük 1985’ten sonra başlamaktadır. Bunu kitabın detaylarına baktığınızda görebilirsiniz. 1930’da yeni Türkçe eski Türkçe uygulamalarında müftülüklerin nasıl yara aldığını görmekteyiz. Atanmış müftülerin farkını burada görüyoruz. Halkın belirlediği müftüler güçlü siyasi mesajlar verirken, atanmışlarda bunu göremiyoruz. Müftülerin bir çoğunun Bulgaristan coğrafyasından geldiğini de yine bu kitaptan öğreniyoruz.” Görüşlerine yer verdi.

    Yazarları tebrik ve teşekkür ederek konuşmasına başlayan Gümülcine S. Müftüsü İbrahim Şerif, ölümsüz ve çok değerli bir eser bırakıldığını vurguladı ve şu çarpıcı ifadeleri kullandı:

    “Geçmiş olsun hepimize. Kitabın adında 1913-2014 arası yazmaktadır. 2014’ten beri köprünün altından o kadar sular geçti ki, şu 3-4 ayın içinde o kadar çok şeyler oldu ki!

    Evvela yeni bir yasa çıktı ki azınlığa geçmiş olsun. Çok planlı, düşünülmüş ve anlaşılmış. Müftülüğün yetkileri elinden alındı. Şöyle denildi: Boşanmak isteyenler, karı koca anlaşarak müftüye gidecekler ve ikisi karar verecek. Eşlerden biri “Ben medeni mahkemeyle boşanmak istiyorum” derse, diğer eş istediği kadar çırpınsın, müftüye gidemezler, medeni mahkemede boşanacaklar. Bu yüzden geçmiş olsun!

    Size bir daha geçmiş olsun! Bundan sonra, müftülüklerde bütün işlemler Yunanca olacak. Yeni bir kanun tasarısı önümüzdeki günlerde meclise gelecek; yazışmalar, konuşmalar Yunanca olacak, Yunanca bilmeyenler için tercüman olacak; yeniden geçmiş olsun!”

    Etkinlikte BAKEŞ Başkan Yardımcısı Mustafa Katrancı ve T.C. Gümülcine Muavin Konsolosu İbrahim Sakli, yazarları tebrik ederek kitabın çok önemli bir eser olduğunu söylediler.

    Etkinlik sonunda yazarlar kitabı imzalamasıyla sona erdi.

    Kitap BAKEŞ’ten temin edilebilir.

    Please publish modules in offcanvas position.