HÜKÜMETE GÜVEN OYU VERİLMESİ İLE İLGİLİ OLARAK
İSKEÇE İLİ PASOK MİLLETVEKİLİ
ÇETİN MANDACI’ NIN
MECLİS KONUŞMASI
Atina, 16 Kasım 2011
Sayın Başkan,
Sayın meslektaşlar,
İçinde bulunduğumuz bu zorlu dönem, ihtiyatlı olmamızı ve akıllıca davranmamızı gerektiriyor.
Ayrıca, böyle bir dönem, dürüstlük, tutarlılık ve siyasi ilke ve değerlerimize tereddütsüz bağlılık gerektiriyor.
Şu anda bulunduğumuz bu meclis salonuna kendimiz gelmedik. Ülkemizin vatandaşları bizleri temsilci olarak buraya gönderdiler.
Azınlık insanı, büyük bir çoğunluğu ile, son iki seçim döneminde benim şahsımda PASOK’u (Panhellenik Sosyalist Hareketi ‘ni) desteklemiştir.
Azınlık insanı, Yorgo Papandreu’ nun şahsında, sadece sözde kalmayan fakat pratikte de ilerleyen samimi ve radikal bir siyasi kişiliği gördü.
Açık bir siyasi görüşe sahip oluşu, çığır açan politikaları teşvik etmesi, adalet ve eşitlik unsurlarına anlam ve içerik kazandırmıştır.
Üniversitelerde çocuklarımıza binde beşlik (‰5) kontejan uygulaması, azınlığın siyasi, ekonomik ve sosyal statüsünü önemli ölçüde değiştirmiş bir politikadır. Bugün hepimiz bu politikanın yararlarından faydalanıyoruz.
Yorgo Papandreu’nun hükümeti almasıyla oluşan beklentiler çok idi. Herkes yıllardır süregelen konuların açıklığa kavuşacağını ve çok zamandır beklenen çözümlerin bulunacağını umuyordu.
Bazı konularda ilerleme kaydedildi fakat bazı konular olduğu gibi kaldı.
Önceki hükümetin kısa vadeli süresinde, sonunda, Atina'da cami inşa edilmesine karar verildi. Bu yıllar aldı, ama sonunda Anayasa tarafından öngörülen hüküm, insan hakları Sözleşmesi, öncelikle de yerel demokratik gelenekler galip geldi.
Ayrıca, Cunta döneminin bir meyvesi olmasına rağmen birçok hükümette hayatta kalmayı başarmış olan ve SÖPA olarak bilinen Selanik Özel Pedagoji Akademisi, kapatıldı.
Artık, bu kapatılan Akademinin yerine Selanik Aristotelus Üniversitesi’ nde azınlık eğitim bölümü faaliyet göstermektedir. Çocuklarımızı eğitecek olan öğretmenler, artık gerekli eğitim ve pedagojik donanıma sahip olacak.
Son olarak, ayrıntılı ve önemli bir diyalog süresi sonrası, azınlık okullarının gerekli görülen birleştirilmesi de sorunsuz olarak sonuçlanmıştır.
Müftü seçimi ve vakıf idarelerinin seçimi gibi daha başka konular da vardı, fakat bunlar birçok düzeyde yapılan birçok gürüşmeye rağmen ilerleme kaydedip sonuçlanamadı.
Ne yazık ki, halk tarafından saygınlığı olmayan ve tanınmayan fakat devlet tarafından atanmış olan müftüler hâlâ görev başında bulunmaktadırlar.
Ne yazık ki, vakıf mallarını sömüren ve artık kangren oluşturmuş olan bu ağ çökertilemedi. Cunta döneminden bu yana atanan komisyonlar, dostları ve arkadaşlarıyla işbişliği içerisinde, devlet ve vatandaşlara karşı bir sorumluluk hissetmeden tam bir şeffafsızlık içinde işlevlerini sürdürmektedirler.
Bazı bakanların yukarıda belirtilen konulardan haberdar olmayışı, bu bakanlarla işbişliğinde yaşanan zorluklar, çoğu zaman, siyasi sorumluluk almaktaki korku ve farklı taraflardan duyulan milliyetçilik duygularının ön planda tutulması basit sorunların bile çözümüne izin vermemiştir.
Sayın meslektaşlar,
Bugün yeni bir siyasi gerçekle karşı karşıya bulunmaktayız. Bu siyasi gerçek halkın iradesiyle oluşmamıştır, bu zor ekonomik ve siyasi durum karşısında, siyasi yelpazenin bir bölümünü oluşturan kesimin anlaşmasıyla meydana gelmiştir.
Ülkenin yönetimi artık üç siyasi partinin elindedir.
Bunlardan bir tanesi de Yeni Demokrasi’dir.
Yeni Demokrasi’nin bugünkü Başkanı, geçmişte, tutum ve sözleriyle azınlığı yaralamıştır.
O zamandan beri küprünün altından çok su geçti, sayın Samaras Siyasi Bahar’ın (Politiki Aniksi’nin) Başkanı iken, Yeni Demokrasi’nin Başkanı oldu ve bugün Yeni Demokrasi ile PASOK ortak bir hükümetteler.
Belki, geçen yıllar siyasi bir olgunluğa katkıda bulunmuştur ve geçmişte ifade edilen bazı aşırı tutumlar yumuşamıştır.
Zaten, siyasetçiler, siyasi ve sosyal gelişmelere ve bu gelişmelerin doğurduğu yeni gerçeklere bağlı olarak tutumlarını gözden geçirmek zorundadırlar.
Yeni Demokrasi partisi de azınlıktaki ilerlemelere katkıda bulunmuştur. Bunu göz ardı edemeyiz.
Yeni Demokrasi’ nin, gelecekte ne yapacağını kanıtlaması gerekmektedir.
Umuyorum ve diliyorum ki, bu iki büyük siyasi parti, işbirliği çerçevesinde, azınlığı ilgilendiren konuları da gerçekçi bir temele dayanarak görüşürler.
Sayın meslektaşlar,
Ben, azınlıktan gelen bir milletvekiliyim ve bu azınlık da yunan toplumunun ayrılmaz bir parçasıdır.
Bu sebepten dolayı da, bazen meslektaşlarımın ilgi odağı oldum, bazen de bir kısım medyanın.
Hatta, hiç söylemediğim ve niyetimde olmayan ifadeler de şahsıma atfedildi.
Siyasi tutumlarım hakkında değil, ancak kökenim, dilim ve dinim hakkında bazı meslektaşlar tarafından hedef alındım.
Bugün, bu kişilerden bazıları ulusal birlik hükümetinin ortakları arasında bulunmaktadır.
Sayın bayanlar ve baylar ben bu kişilerler el ele yürüyemem.
İnsanlarla uyumlu birlikteliği olumsuz kılan ve sosyal uyumun derinleşmesini engelleyen bir tutuma sahip olan bu kişilerle aynı gemide olamam.
Aşırı sağcı söylemleriyle toplumun çeşitlenip zenginleşmesine engel olan ve Demokrasi’ nin temeli olan birleşimi sabote eden bu kişilerle aynı gemide olamam.
Bu benim, şahsi siyasi kırmızı çizgimdir.
Bu sebepten dolayı da bu yeni hükümete güven oyu veremem.
Siyasi kariyerim, inançlarım ve benim şahsımı oluşturan herşey buna izin vermiyor.
Çok iyi biliyorum ki, bu hükümete verilen destek yaygın ve güven oyundan ödün verilmeyecektir.
Başbakan Luka Papadimo’yu saygıyla kucaklıyorum ve yeteneklerine inanıyorum.
Hükümeti oluşturan üyelerin çoğu, gerçekleştirmeleri gereken zorlu görevi yerine getirebilecek kapasitede yetenekli ve tecrübeli kişiler.
İki yıldır, ben de iktidar milletvekili olarak devletin bu ekonomik çıkmazdan kurtulması için gösterilen çabaları destekledim.
Yasalara oy verdim, çünkü ülke refahı, vatandaşların iyiliği ve burada bizlerle yaşamayı seçmiş olanlar için doğruyu yaptığıma inanıyordum.
İyimser olduğumu söylemek istiyorum, ve her türlü zorluğa rağmen bile yeni hükümetin hedeflerine ulaşacağına inanıyorum, çünkü beklentiler çok büyük.
Yunanistan Evro’dadır ve Evro’da kalmalıdır, güçlü ülkelerle birlikte kalmalıdır.
Teşekkürler
